nereye böyle
nereye gidiyoruz
nereye gidiyoruz böyle
çantalar bavullar
sırt çantası duvara yaslanmış
yorgunluk kahvesi gibi tüten
yollar serilirken
önümüze
yatağı düzelttin mi
düzelttim
diş fırçası
sakız
tarak
cüzdan
telefon
gözlükler
bir türlü okunamayan
iki kitap
sıradan bir el çabukluğuyla
bagaja sığdırılacak
mahatma gandhi
kleopatra
tesla
üç sıkı arkadaş gibi
sıkışmış
dedikodunun dibine vurmuş
konuşuyorlar
arabanın arka koltuğunda
kahkahayla
kibirli gökdelenlerinin gölgesinde
çocukluğun
gençliğin
yaşlılığın
yüzünde tek bir damla olmuş
titreyen
dikiz aynasında
akıyor aşağıya
nereye gidiyoruz
nereye böyle
penguenleri arayıp da bulamayan
gemideki utnapiştim'e söyle
nehirlerimiz kurudu
gözyaşlarımızdan önce
ne dua edecek tanrılarımız
var artık
ne bir istek
nasıl var olduysak
aynı hızla yok oluyoruz
tabelalar
işaretler
farlar
içimiz öyle karanlık ki
yaramıyor hiç bir işe
Comments